6 Eylül 2009 Pazar

İş görüşmesinde nasıl davranmalı?


Güçlükle şartlarına uyduğunuz bir iş buldunuz ve görüşmeye gidiyorsunuz. Nasıl bir tutum takınacaksınız?

Alttan alacaksınız.Öncelikle henüz alınmadığınız bir işi bulmuş dahi sayılmazsınız. Sadece adaysınız. İstatistikler iş adaylarından en fazla yüzde 20’sinin işe kabul edildiğini göstermiştir. O halde konumunuzu iyi değerlendirmekten işe başlamalı, kendinizi beğendirmek zorunluluğunu kabul etmelisiniz. Karşınızdakinin de iyi bir elemana ihtiyacı olabilir, bunu isteyecektir fakat unutmayın ki şu durumda, o değil, siz talip konumundasınız.

Daha başlangıçta işe görünümünüzle başlayın. Fikir ve emeğinizi vereceksiniz ama bunlar ilk anda bir beden ve görünümde barınmaktalar. Görünümünüz işin niteliğine uygun olmalı. Çoğu zaman kişiliğin yansıması olarak karakterler hakkında fikir verir görünüm. İşin fiyakasında olduğunuz, aslında iş görmeye değil, parasına talip olduğunuz izlenimi vermemelisiniz. Fazla marjinal olmayan, temiz, sade ve düzenli.. Fazla heyecanlanıp "şapır-şapır" terlemeyin. Rahat olun.. Her şey oluruna varır. Başarılan şeyler, çoğu zaman başarısızlığı gözardı etmediğimiz şeylerdir.

Görüşmede, iş mülakatında iş deneyiminiz sorulacaktır. Eski işinizden neden ayrıldığınız sorulduğunda kötülemek, karşınızdakine “meslektaşlarını kötülemek” gibi gelebilir. “Bizden ayrıldığında bizi de kötüleyecektir” diyebilirler. Ayrıca “Yanlışı hep başkasında buluyor, özeleştirisi yok” kanısı oluşabilir. İşyerinde pasif kaldığınız, yaratıcılık ve üretkenliğinizi değerlendirme çabalarınızın ortam bulamadığı gibi söylemler daha fazla hoşa gidebilir.

Referans..“Eski işyerinizi arasam size ne diyecekler?”diye bir soru geldiğinde mutlaka arayacakları anlamına gelmez ama sakın bocalamayın. Açık yüreklilikle, “Size hakkımda şöyle diyecekler fakat olayın aslı budur” derken de aşırı abartı ve ayrıntılara kaçmayın. Az ve öz olsun. Fakat konu gündeme gelmezse sakın giren siz olmayın.

Mülakatta, “Bana sizi tercih etmem için üç neden söyleyin” dendiğinde bu özellikler çalışkanlık, dürüstlük ve pratik zeka, işle ilgili teknolojik bilgi olabilir.Öğreniminiz zaten CV'de yazılıdır. Fakat yaratıcılık, ilişkiler, düzenli yaşam ile sözüne sadakat ve düzeyli olmak da önemlidir.

Hatalarınız sorulduğunda mutlaka bazı şeyler söylemelisiniz. Kibir kanısı uyandırmamalı.. Sözgelimi hata söylerken karar verirken iyi bir araştırma yapıp kılı kırk yarmak, titizlik ve işe kendini kaptırmayı saymak meziyetler hanesine 2 kat olarak yansıyacaktır. Sigara içmeyi sayarsanız, günümüzde işi daha baştan kaybetme riski ortaya çıkar. Sadece sorulursa, ona da “Evet ama azalttım ve yakında tamamen bırakacağım” yanıtı vermeli. “Sinirli bir insanım, bazen parlayıveriyorum” derseniz, kendinizi başlamadan istifa etmiş sayabilirsiniz.

Yaratıcı fikirler..“Yöneticiniz sizin görüşlerinize hiç itibar etmiyorsa ne yaparsınız?” sorusuna “Kaybeden kendi olur” derseniz, aslında siz kaybetmiş olursunuz. “Yeterince iyi ispatlayamayıp, ikna edemediğimi düşünürüm.Veya fikirlerimin yöneticimin kabul edeceği ölçüde tutarlı olmadığı kanısına varır, onunkini benimserim” diyebilmeli.Alış verişte müşteri, iş yerinde patron daima haklıdır.

Otoriterlik önemli ama çözümleyicilik de önemli.“Sizin yönetiminizdeki bir eleman görevini yapmazsa ne yaparsınız?” sorusunun yanıtı, “İşi bilen bir başkasının yapmasını sağlarım. Olmazsa acil durumda işi kendim yerine getiririm. Bu durum sürerse bir üst yöneticimi bilgilendiririm” olmalıdır.

“Verimli çalışır, iş yerim ile kendi menfaatlerimi özdeşleştiririm” diyebilmeli. Bazen “Bizde işler çoğu zaman iş saatlerini aşar” dendiğinde “Özel durumlarda fedakarlık gerekebilir. Bunu yaparım ve iş yerimin de bunu karşılıksız bırakmayacağını düşünürüm” demek gerekir.

“Bu meslekte uzun vadeli bir hedefin var mı?” sorusuna “İşin ayrıntılarını öğrenip en kısa zamanda kendi işimi kurarım” demek gerçek niyetinizse eğer masumanedir. Fakat her niyet söylenmez. “Şirketin büyümesinde büyük pay sahibi olarak ileride önemli yerlere gelebileceğime inanıyorum” demek gerek.

“Bu iş benim için çok önemli. Yıllardır arıyorum perişanım. Bu benim son şansım. Her yere borçlandım” gibi laflar kendinizi küçültmekten başka işe yaramaz. Hayır kurumundan yardım almaya değil, bir işe talipsiniz. İşe ihtiyaç duyulması işveren için tercih nedenlerinden biri olabilir fakat zavallı konumunda birine iş gördürmeyi güç bulabilecektir.

Medeni durumunuz sorulabilir. “Henüz evliliği düşünmüyorum. Nişanlıyım. Mutlu bir evliliğim var” sözleri kullanılabilir. Fakat “Evlilik için para yok ki” sözü itibar görmeyecek bir söz. Burada bayanlar için bir risk var. Hamile bir bayandan doğum izni için korkulur. Yeni evlilerin “Birkaç yıl çocuk düşünmüyoruz” sözü kaygıları dindirebilir.

Şayet torpilli gelmişseniz, hele ki, görüştüğünüz kişiyi adı sanı ürküten bir torpil; endişe etmeyin. Nasılsa işe alınacaksınız. Yine de torpilin yüzünü fazla kara çıkartmamak için uygulamaya çalışın. En azından saygı bakımından.

Bunlar yaklaşık 40 yıllık deneyimlerden çıkan iş mülakatı tüyoları.. Bir süre kuruluş insan kaynaklarında da ç alıştım. Fakat şu gerçeği açık yüreklilikle söyleyeyim; buradaki kazançsız yazarlığı saymazsak halen ben işsizim. Çünkü kendim uygulayamadım bunları. Nedeni buna bağlıyorum. Belki de kökenim itibariyle Ege’li olduğumdan “Efeleniyorum” Bize Zeybek yakışır. Bu nedenle okuyuculara diyorum ki; “Dediklerimi yapın, yaptıklarımı yapmayın”

Yazının beylik sözü:Başarılan şeyler, çoğu zaman başarısızlığı gözardı etmediğimiz şeylerdir. DEYEN: Turgay VAROL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder